Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - ALİ RIZA ZAMAN: </br>HAKLININ HAKSIZDAN AYIRT EDİLMESİ </br>İHTİYACI ELZEM OLMUŞTUR!!!
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ALİ RIZA ZAMAN:
HAKLININ HAKSIZDAN AYIRT EDİLMESİ
İHTİYACI ELZEM OLMUŞTUR!!!

ALİ RIZA ZAMAN: </br>HAKLININ HAKSIZDAN  AYIRT EDİLMESİ </br>İHTİYACI  ELZEM OLMUŞTUR!!!
Kanaat Önderi Ali Rıza Zaman, çok önemli bir yazı kaleme aldı.
27.09.2026 / 22:55
Kanaat Önderi Ali Rıza Zaman, çok önemli bir yazı kaleme aldı.

Zaman, yazısında öğretileri ile birlikte adeta ders verdi…

ALI RIZA ZAMAN:

Halkın iradesinin temsilinin vazgeçilmez olduğunu bütün toplum kabullendi ve vazgeçilmezlik olarak sahiplendi.

Halkın iradesinin sadece seçimlerde kullanılan oya indirgenemeyeceği, yapılan haksızlıkların, hukuksuzlukların ve demokrasi dışı uygulamaların, itirazlarla, direnmelerle ve hakkını aramakla değiştirilebileceği kabul edilebilir hale geldi.

Toplumun gelişiminin ve değişiminin herkesi kapsaması gerektiği, demokratik, eşit ve adil olunmasının, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliklerle sağlanabileceği, ayrıcalıklara, kayırmalara, öncelikli hale gelmelere itirazlar yapılarak kabul edilemeyeceği açığa çıktı.

Gelişmenin ve değişmenin herhangi bir siyasi anlayışın veya kamusal gücü ve kaynakları ele geçirenlerin anlayışlarına bırakılamayacağı, siyasi partilerin demokratik kurumsal sürdürülebilirliklerle ortaya koydukları çalışmalarla ve mücadelelerle temsil edilerek iktidara ulaşılabileceği bütün toplumca sahiplenildi.

Toplumsal gücün ve kaynakların demokrasiye ve hukuka bağlı anlayışlarla herkes için belirlenen ortak kurallarla ve kurumlarla gerçekleştirilebileceği kabul edildiğinden, bu anlayışa uymayan uygulamalara karşı hayatın her alanında mücadeleler verilmesi önlenemiyor.

Toplum yaşadıklarıyla, itirazlarıyla ve kabul edilebilirlikleriyle, halkın iradesinin vazgeçilmez olduğunu, gelişimin ve değişimin ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliklerle gerçekleşebileceğini, çıkabilecek sorunların ise demokratik hukuk devletinin uygulamalarıyla çözülebileceği kabul ediliyor.

Kamusal gücü ve kaynakları ele geçirmek hedefine bağlı olarak gerçekleştirilen siyasi konumlanmaların, anlayışlara ve önceliklere göre sürdürülmeye çalışılmasının, toplumda karşılıklar üretmeye yetmediği için sürdürülemez hale geldiği ve ayrıcalıklı hale getirilmeye çalışılanları koruyamadığı ortaya çıktı.

Değiştirilemez hale gelmek hedefine bağlı olarak verilen siyasi mücadelelerin ve ulaşılan konumların, anlayışlara ve önceliklere göre sürdürülmeye çalışılmasının, haklının haksızdan ayırt edilemeyeceği uygulamalara neden olduğunu bütün toplum anladı ve kabul edilemez olduğunu ortaya koydu.

Eski siyasi alışkanlıkların üzerinden, kamusal gücü ve kaynakları ele geçirmeye özgülenen siyasi mücadelelerin, yanlışın doğruya, haramın helale karışmasına neden olduğu da anlaşıldı.

Kamusal güçleri ve kaynakları ele geçirmek ve değiştirilemez hale getirmek kaygılarının, kendilerine destek vermeyenlere ve benzer şekilde düşünmeyenlere, yapılabilecek her şeyi yapmaya neden olduğu açığa çıktığından kabul edilemez hale geldi.

Haklının haksızdan ayırt edilmesi ihtiyacı, toplumun büyük çoğunluğunu değişimi destekleyebilecek hale getirdi.

Doğruyu yanlıştan ayırmayı sağlayacak uygulamalara ve kararlılıklara duyulan ihtiyaç, değişimi isteyenleri çoğalttı.

Yakınlarına, tanıdıklarına, sevdiklerine ve kendisine yapılmasını istemediklerinin, başkalarına da yapılmasını istememek önlenemediğinden, daha iyi bir geleceği üretebilecek değişimi istemek ve desteklemek engellenemez hale geldi.

Anlayışını ve önceliklerini merkeze almanın, haksızlıkları, eşitsizlikleri önleyemediği için güvenilemeyecek hale gelinmesine yol açtığı bilindiğinden, baskılarla ve korkularla değiştirilemez hale gelmek uygulamalarının karşılık üretemediği ortaya çıktı.

Toplumsal birlikteliğin, çalışmanın, üretmenin, yarışmanın ve başarmanın, değiştirilemez hale gelmek kurgularıyla ve uygulamalarıyla başarılamayacağını toplumun büyük çoğunluğu kabullendi.

Kamusal gücün ve kaynakların üzerinden sürdürülmeye çalışılan sistemin ve iktidarın değiştirilemez hale getirilmeye çalışıldığı açığa çıktığından, hangi konumda olunursa olunsun yapılanlara katlanmaya zorlanıldığı hissedildiğinden, değişimi istemek ve desteklemek belirgin toplumsal eğilim haline geldi.