Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - BAŞAR BİBEROĞLU: </br>TOPLUMUMUZ PATLAMAYA HAZIR </br>BOMBAYA DÖNÜŞÜYOR!!!
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

BAŞAR BİBEROĞLU:
TOPLUMUMUZ PATLAMAYA HAZIR
BOMBAYA DÖNÜŞÜYOR!!!

BAŞAR BİBEROĞLU: </br>TOPLUMUMUZ  PATLAMAYA HAZIR </br>BOMBAYA  DÖNÜŞÜYOR!!!
Ünlü iş insanı, siyasetçi ve hukukçu Başar Biberoğlu, toplumun kanayan yaralarına merhem olmaya çalışıyor.
27.09.2026 / 13:17
Ünlü iş insanı, siyasetçi ve hukukçu Başar Biberoğlu, toplumun kanayan yaralarına merhem olmaya çalışıyor.

Millet olarak son yıllarda tahammülsüzlük oranlarımızın zirve yaptığı, en ufak bir durumda dahi kavga ortamının sağlandığını belirten Biberoğlu, tespitleri ve çözüm önerileri ile bir yazı kaleme aldı.

Biberoğlu, yazısında şunları kaydetti…

BAŞAR BİBEROĞLU:

Her yerde, her ortamda ve her platformda kavga.

Ne yazık ki bitip tükenmeyen bir kavga furyası bırakmıyor yakamızı. Toplumumuz bu bitip tükenmeyen kavgalar yüzünden bölük pörçük. Paramparça.

Etrafımız tartışmaya, kavgaya meyilli. Adeta mayın tarlasında yaşar gibiyiz. Sürekli duyduklarımız siyasette kavga, ailede kavga, komşular arasında kavga, iş yerinde kavga, TV programlarında kavga, sosyal medyada kavga, okulda, hastanede, resmi kurumlarda anlayacağınız yaşam içerisindeki her alanda kavga, kavga, kavga. Bu huzursuzluk ve gerginlik sürüp gidiyor.

Aslında yorulduk artık. İnanınız ki yorulduk. Bu kavgalardan, karalamalardan, hizipten bıktık, usandık. Sevgisizlikten, saygısızlıktan, hoşgörüsüzlükten yıldık. Senelerdir bunun derinine inmeye çalıştık. Toplumumuz patlamaya hazır bombaya dönüşüyor dedik. Ancak bırakın düzelmeyi gün be gün geriye doğru gitti.

Yetmezmiş gibi sosyal medya denen bir teknoloji icadı çıktı karşımıza. Uzun zamandan bu yana televizyon programlarında boy boy yaşanan rezil kavgalar az geliyormuş gibi, daha ziyade olumsuz yanıyla giriverdi hayatımıza. Bilirsiniz, insanların yaşama kuralları vardır ya. İstesekte, istemesekte sosyal hayatın içinde birlikte yaşamak mecburiyetindeyiz. Bunu da en doğrusuyla iyi örülmüş bir sosyal yapının içinde gerçekleştirebiliriz. Ama neredee?

Adeta birbirimizden kaçıyoruz. İlişkilerimiz iyice zayıflamış görünüyor. Empati ve sempati gitti. Terk etti toplumumuzu. Hele de siyasi arenada kavga etmeyene prim yok.

Karşılarındaki rakiplerini tahrik edip kavgaya, kötü lafla karşılık vermeye zorluyorlar adeta. Kendi görüşüne ait olan birisini aklıselim olup da karşı tarafla kavga etmediği için kınıyor hatta dışlıyorlar. Anlayacağınız uzun bir zamandan bu yana kavganın en alasını yaşıyor ve toplumumuza yaşatıyor.

Televizyon programları onlarca kanalıyla tüm kavgaya odaklamış sanki. Bence halkımızın önüne oturup saatlerce izlediği bu programlar toplumsal kavgaları teşvik ediyor. Kötü örnek olarak hanelerimize sinsice giriyor. Televizyon kanallarının derdi malum, reyting savaşı. Rant, yani para. Toplumun şirazesi kaymış ne gam. Hadi bakalım hep beraber vurun abalıya.

Dilerim bir gün toplumun iradesi üstün çıkar ve tüm kavga severlerin oyununu bozarız....