Kanaat Önderi Ali Rıza Zaman, ABD, İran barışı ve son gelişmeler ile ilgili önemli analizler yaptı.
18.06.2026 / 11:43
Kanaat Önderi Ali Rıza Zaman, ABD, İran barışı ve son gelişmeler ile ilgili önemli analizler yaptı.
Zaman, yazısında şunları kaydetti…
ALI RIZA ZAMAN:
ABD-İran arasındaki barış antlaşması sıcak savaştan çok daha sıcak bir hal almışken, görünen o ki, İran daha sakin bir şekilde diplomatik havayı soluyup denetleme ve onaylama mekanizmalarını kullanarak kâr-zarar dengesini gözeterek ilerlemektedir.
Zaten Dünya bu güne kadar Trump'ın tutarsız söylemlerine itibar etmeyip; İranlı yetkililerin ne dediklerini esas kabul edip onlara güveniyorlar. Nitekim her seferinde Trump'ı tekzip etmeleri İran'ı daha güvenilir kılıyor.
ABD, İran bataklığından kurtulmak ve emrindeki yandaş medya ile zafer ilan edip iç siyasete yönelip Trump ve partisine pirim yaptırmak için çaba sarf ederken; İran, tevhid akidesinden beslenen sarsılmaz milli bir duruşla başlarına musallat olan bu kırk yıllık ambargolardan kurtulmak, cebren, zulmen ve hile ile bloke edilen paralarını bu yamyamlardan kurtarmak ve bölgesindeki dost- komşu her kim varsa, hepsini ABD emperyalist sömürüsünden kurtarmanın yollarını sabır ve ustalıkla sürdürmektir..
Bu, esasen bölgedeki "mahcur" Arap devletlerinin de özgürlüğüne kavuşması demektir. Gel-gelelim onlar halâ işin ehemmiyetinin farkında değiller. Hatta sanki inadına ABD'nin hegemonyasında kalmayı tercih ediyorlar. Halbuki İran onları iflah olmaz bir beladan kurtarıyor, farkında değiller.
Unutulmamalıdır ki, ABD bölgeden tamamen çekilmedikçe, bölgenin huzura kavuşması mümkün değil.
İranlı diplomatlar, onlara güvenmeseler de, takdire şayan bir şekilde kalıcı barışı gergef gibi işleyerek ilerleme sağlıyorlar ve düşmanın adeta sabır taşını çatlatarak onlara hata yaptırmak için çaba sarf ediyorlar…
Çünkü her akıl sahibi biliyor ki, bu emperyalist sömürgeci devletlerin geçmişten gelen sömürü politikaları var ve bugün bu zulüm düzenlerini sürdüremedikleri için kuduruyorlar.
Venezuela devlet başkanı Maduro'yu bir terör eylemiyle aldıkları gibi İran'ın üst düzey yöneticilerini öldürmekle İran'ı da aynı şekilde esir alacakları zehabına kapıldılar. İran çetin ceviz çıkınca, girdikleri bataklıkta çırpınıp duruyorlar, fakat bataklıktan da çıkamıyorlar.
ABD’nin İran rejimini değiştirme, 2500 yıllık kadim İran (Pers) medeniyetini yok etme tehditleri işe yaramadı ve savaştan önce açık olan Hürmüz boğazında kilitlenip kalmaya kadar düştü…
İran ise, saldırmazlık garantisi, ambargodaki varlıklarının sebest bırakılması, serbest ticaret hakkı, Lübnan ve Gazze'ye saldırmazlık gibi başlıklar ile bir anlaşma oldu mu acaba?
Görünen o ki, İran ümmetin ümidi olma şerefine nail olmak için emin adımlarla ilerliyor...
İran, bu bölgeden tek bir abd çivisini bile söküp atsa, biliniz ki yerine gül bahçesi bitecektir, böylelikle dostluk, kardeşlik, barış ve bereket gelecektir..
İnsanlık düşmanları ABD ve suç ortağı İsrail; hilekâr, sapkın ve baskın olsalar da, İran'ın "esaslı dik duruşu" ve ihanet etmeyen iradesi karşısında kaybetmeye mahkumdurlar…
Tam da bu yazıyı kaleme aldığımdan hemen sonra tarafların anlaşmaya vardıkları bildirildi. Bu mütecaviz zalimler ahitlerine ne kadar sadık kalacakları şüpheli. Umarım sözlerinde dururlar.