Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - BAŞAR BİBEROĞLU </br>MEKKE ANLAŞMASINA YÖNELİK </br>GÖRÜŞLERİNİ BİLDİRDİ
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

BAŞAR BİBEROĞLU
MEKKE ANLAŞMASINA YÖNELİK
GÖRÜŞLERİNİ BİLDİRDİ

BAŞAR BİBEROĞLU  </br>MEKKE ANLAŞMASINA YÖNELİK  </br>GÖRÜŞLERİNİ BİLDİRDİ
Başar Biberoğlu, ‘Mekke Anlaşması’ ile ilgili önemli bir yazı kaleme aldı.
11.08.2026 / 13:14
Türkiye’nin önde gelen hukukçularından, iş insanı ve siyasetçi Başar Biberoğlu, ‘Mekke Anlaşması’ ile ilgili önemli bir yazı kaleme aldı.

Biberoğlu, yazısında şunları kaydetti…

BAŞAR BİBEROĞLU:

Geçtiğimiz günlerde, Mekke’de Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında üçlü savunma anlaşması imzalandı.

Dış politika konuları çok ilgimi çekmemektedir. Ancak bu anlaşma ile ilgili basındaki yazıları değerlendirdiğimde biraz huzursuz oldum.

Pakistan’ın Hindistan’la sorunları var. Suudi Arabistan’ın da ABD üstleri ve İran’ın desteklediği Husilerle bir sorunu var.

Bizim şu anki durum itibarıyla, bu bölgede kimseyle bir sorunumuz yok.

Kanaatime göre, bölgede sorun yaşayacağımız veya yaşama olasılığımız olan tek ülke İsrail’dir.



Ancak anlaşma sonrası yetkililerin yaptığı açıklamalarda, anlaşmanın üçüncü bir tarafa karşı olmadığını, özellikle İsrail’in hedef olarak görülmediği açıkça ifade edilmektedir.

Yetkililerin bu yönde açıklamalarını karşılık, medyanın genel bir bölümünde, “şimdi Hindistan ve İsrail panikteler” gibi manşetler yer almaktadır.

Dolayısıyla yetkililerin ifadeleriyle basındaki manşetler birbiriyle çelişmektedir.

Endişem, ülkemizin de bölgedeki bu kargaşanın içine çekilmesini sağlayacak bir durum yaratılmasıdır.

Diyelim ki; İran, Suudi Arabistan’a bir füze gönderdi. Bu durumda biz de mi İran’a karşı taraf olacağız?

Böyle bir taraf olma durumu, bizden çok kimin işine yarıyor olacaktır?

Bunun yanıtı net, böyle bir durumdan en büyük faydayı sağlayacak ülkeler ABD ve İsrail olacaktır.



Rahmetli İsmet İnönü’nün Bir sözünü hatırlıyorum. “Büyük devletlerle politika yapmak aslanla çuvala girmek gibidir” demişti.

ABD’nin, ülkeleri birbirine düşürme konusundaki günahları çoktur. En yakın örneği, 30 yıl süren İran-Irak savaşıdır.

ABD savaşın devamı adına her iki ülkeye de silah yardımı yapmıştır. Böylece iki ülkede yıprandı.

Daha sonra aynı ABD, Saddam’a Kuveyt’e girme için izin vermiş, sonrasında da bunu bahane ederek tüm Irak’ı işgal etmiştir.

Endişemin en önemli kaynağı da, bu anlaşmanın da acaba ABD tarafından mı planlanmış olması kaygısıdır.

Bölge barışı sağlamak ve dünyadaki savaşlara son vermek gibi ulvi davranışlar yapalım derken, Ülkemizi riske atmamak en önemli önceliğimiz olmalıdır.

Umarım ve dilerim ki, tüm bu kaygılarım yersizdir.