Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - Rezalet Takım, Beceriksiz Yöneticiler
Ali Rıza Zaman ile Sarıyer’i Konuştuk
Muhtar Sinan Yüksel: Halkın Sabrı Kalmadı
Göçük Altında Kalan İşçi Kurtarıldı

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Rezalet Takım, Beceriksiz Yöneticiler

. Yunus Emre GÜNER Sarıyer Yenigün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Sarıyer'in yöneticileri hiç utanmadan, hiç sıkılmadan, yüzleri hiç kızarmadan Sarıyer’in bir sezonunu daha dilim dilim doğramışlar.
16.09.2014 / 00:54


Son iki sezondur büyük bir umutla Sarıyer Spor Kulübü’ne işi bilen doğru yöneticiler gelecek ve önemli adımlar atılacak diye sabır gösteriyordum. Fakat ligde geride kalan 3 haftalık tabloya bakınca Sarıyer’in başındaki kendini bilmez, futbol cahili yöneticilerin koca bir sezonu daha çöpe attığını gördüm. Hemde hiç utanmadan, hiç sıkılmadan, yüzleri hiç kızarmadan Sarıyer’in bir sezonunu daha dilim dilim doğramışlar.

BAYRAM ALİ KOÇOĞLU’NA TRANSFER YAPTIRMAK SARIYER’E İHANETTİR

Geçtiğimiz yaz ayında yapılan kongre herkes için yeni bir umuttu ancak değişen yine hiçbir şey yoktu. Ligin henüz 3. Haftasında taraftarlar stadı terk ederken başları önlerinde yıllardır alışık oldukları futbolla evlerinin yolunu tuttular. Şimdi soruyorum size sayın Saffet Akkoyun, siz nasıl olurda transfer komitesine, transfer yapsın diye futboldan hiç anlamayan siyasetçi Bayram Ali Koçoğlu’nu getirirsiniz? Ben gözlerimle gördüm! Sarıyer Spor Kulübü’ne uğradığım bir günde Bayram Ali Koçoğlu’nun futbolcularla transfer görüşmesi yaptığına şahit oldum. Bu adamın futbol bilgisi nedir Allah aşkına! Memleketin her hangi bir köyünden sarı çizmeli Mehmet Ağayı getirsen transfer yap diye, çok daha başarılı olurdu. Koçoğlu’na transfer yaptırmak, Sarıyer’e ihanettir…

GARİBİM KAMİL DİZDAR, ALIYOR MAAŞINI SESSİZ SESSİZ OTURUYOR

Bu sene bir ayrıcalık yapıp takımın başına sportif menajer getirdiniz. Fakat görüyorum gelen menajer maalesef yöneticilerin kuklası olmuş durumda… Böyle sportif menajerlik yapılmaz! Yöneticiler ne isterse yine o oluyor… O zaman sportif menajeri takımın başına ne diye getirdiniz! O adama verilen maaşa yazık değil mi? Kamil Dizdar’da garibim maaşını alıyor oturuyor aşağı, zaten ağzı var dili yok. Ne diye çomak soksun ki kendi işine değil mi! Kamil Dizdar yalnızca Türkiye’deki oyuncu kitlesi bakımından zengin bir listesi olduğundan dolayı, Sarıyerli yöneticileri transfer zamanında alternatif isimler açısından rahatlattı, hepsi bu kadar. Kulüpte 3 kuruşun hesabını yapanlar, herşeyden önce Kamil Dizdar’a verdikleri maaşın hesabını versinler.

TFF, TURHAN ÖZYAZANLAR’A TEKNİK DİREKTÖR LİSANSINI NİYE VERMİŞ, HANGİ AKLA HİZMET ETMİŞLER İNANAMIYORUM!

Sezon başında şampiyonluğa oynayacağız diye 3 milyondan fazla para harcayan bu yönetim kurulu, henüz ligin 3. Haftasında sergilenen rezil futbol sonrası umutlarını yitirmiş “biz zaten play-off için mücadele edeceğiz" diye erkenden u dönüşü yaptılar. Buradan sizlere oyuncu performanslarını tek tek analiz edersem yazım bitmez. Bu yüzden bireysel analizleri daha sonra ki haftarda yapacağım. Fakat takımın ne kadar bitkin ve perişan bir halde olduğunu tek bir kalemde sizlere özetlemek istiyorum.

İlk iki hafta galibiyet alamamışsın ve 3. Hafta evinde Ankaragücü’nü ağırlıyorsun. Skor 1-1 ve maçın bitmesine 1 dakika var. Sarıyer korner kullanıyor, rakip ceza sahasında üç Sarıyerli oyuncu var. 8 oyuncu ise son dakika da gol yeriz korkusuyla geride defansif görev almışlar. Bundan daha rezil ve utanç verici bir durum olabilir mi! Sarıyer amblemi tarihinde hiç bu kadar aşağılanmamıştı… Sarıyer Teknik Direktör’ü Turhan Özyazanlar, bu takıma iki kamp yaptırdı ve 100 bin lira para harcandı. Hani takımın kondisyonu nerede? 30 dakika top oynayıp yatan oyuncuları sanırım Turhan hocanın kendisi de görüyordur. Bu Sarıyer takımının sahada bırakın koşmayı, yürüyecek dermanı yok. Sen Teknik Direktörsün… Sahada yürüyen oyuncularını izlerken hiç mi utanmıyorsun! Hiç mi kendine kızmıyorsun be adam! Ben 10 sene futbol hakemliği yaptım, 3 binden fazla müsabaka yönettim, fakat izlediğim şu Sarıyer takımı kadar halsiz, bitkin ve isteksiz bir takım daha görmedim. Ayrıca belirtmek istiyorum ki, antremanlarda atak ve defansif organizasyon çalışmaları ya hiç yaptırmıyorsun yada sen tesadüfen antrenör olmuş bir adamsın! Ligin ilk maçında ilk 10 dakika hariç, rakip kaleye kolektif bir futbol organizasyonuyla gidemeyen bir Sarıyer gördük. Bu tablo ileri ki haftalar için umut kırıcı, üzüntü verici bir istatistik. Ayrıca soruyorum size sayın Turhan Özyazanlar; bu takımı kaç defa Belgrad Ormanı’na götürüp antremanlarını orada yaptırdın? Burnunuzun dibinde mis gibi orman var, sen takımı ormana götürmüyorsun! İstanbul’un en uzak ilçelerinden takımlar geliyor, sen burnunun dibindeki ormana gitmiyorsun olacak şey değil!!!

Sarıyer’in futbolcularından öğrendim, lig başlamadan önce 2 kez gitmişsin o kadar! Yani lig başlamadan iki defa ormanda antreman yapman yetiyor öylemi? Bu nasıl antrenörlük arkadaş, ya sen çok üst düzey bir teknik adamsın, bizler futboldan pek anlamıyor, boş konuşuyoruz; yada Mircea Lucescu sıradan, kalitesiz bir Teknik Direktör… Sevgili Turhan hoca kulaklarını aç ve lütfen iyi dinle… Mircea Lucescu hem Beşiktaş’ı hemde Galatasaray’ı Şampiyon yaptığı yıllarda, her hafta içi 1 gün muhakkak sabah antremanlarını Belgrad Ormanları’nda yaptırıyordu. Sarıyer’i uçuruma sürükleyen yöneticiler sizde iyi okuyun bu yazıyı çünkü çıkartacağınız çok dersler var.

SAFFET BAŞKAN BU KULÜBE BÜYÜK FEDAKARLIKLAR YAPTI ANCAK YİNE YANLIŞ İSİMLERLE YOLA ÇIKMANIN ACISINI YAŞAYACAK

Saffet Akkoyun’un Sarıyer Spor Kulübü için yaptıklarını ve maddi anlamda gösterdiği fedakarlığı daima dile getirdim. Ancak görüyorum ki, Sarıyer Spor Kulübü berbat bir durumda, resmen acınacak bir halde. Saffet Başkan yanlış yöneticilerle yola çıkmanın maalesef faturasını ödemeye başladı. Bir kulüpte bu kadar gereksiz yöneticileri bir arada görmek korkunç derecede vahim bir durum… Sarıyer 1 senesini daha kaybediyor ama herkes uyuyor. Sarıyer Spor Kulübü’nün tarih boyunca yalnızca tek bir hedefi vardır. Şanlı tarihe ve Balkan Şampiyonu olmuş, Türkiye’nin gururu Beyaz Martı’ya yakışan Türkiye Süper Ligi’nde mücadele etmektir. Ancak görüyorum ki, bu basiretsiz ve beceriksiz yöneticilerle bir sezonu daha hayal kırıklığıyla kapatacağız.  

Yazarın Diğer Yazıları