Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - Sarıyer Spor Kulübü'nün otobüsü bile yoktu
Ali Rıza Zaman ile Sarıyer’i Konuştuk
Muhtar Sinan Yüksel: Halkın Sabrı Kalmadı
Göçük Altında Kalan İşçi Kurtarıldı

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Sarıyer Spor Kulübü'nün otobüsü bile yoktu

Sarıyer Spor Kulübü'nün otobüsü bile yoktu
Sarıyer Spor Kulübü Eski Başkanı İbrahim Bozan Gazetemize yaptığı açıklama da Birbirinden çarpıcı sözlere imza attı
11.04.2013 / 12:25


Sarıyer Spor Kulübü Eski Başkanı İbrahim Bozan ile bir restaurantta tesadüfen karşılaştık, uzun zamandır sessiz olan eski Başkan Bozan ısrarlarımız karşısında gazetemize konuşmayı kabul etti… İki bölüm halinde yayınlayacağımız röportajımızın ilk bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Birbirinden çarpıcı sözlere imza atan Bozan yaptığı konuşmada “2009 senesine gittiğimiz zaman Sarıyer Spor Kulübü’nün üzerine ölü toprağı serpilmiş, başkanlıkta adayları bulunmayan, kongreleri ertelenen İstanbul’un 4 büyük kulübünden biri olan Sarıyer’in büyüklüğünün tartışıldığı bir dönem. Böyle bir dönemde ben son dakikadaki zorunluluklardan dolayı başkanlığı almak zorunda kaldım. Zaten sıkıntı burada başladı, ben Sarıyer Spor Kulübü’ne eğer gerçekten başkan olmak için planlı , programlı bir çalışma yürütüp gelseydim bugün benimde belki kendimi eleştirdiğim birçok şeyi yapmamış olurduk. Yoksa biz neyi hata olarak yaptığımızı, neyi doğru yaptığımızı iyi biliyoruz.

SARIYER İNSANINI YENİDEN UMUTLANDIRDIK

O günün koşullarında Sarıyer Spor Kulübü’nün hafızalarını herkes tazelesin. Türkiye’de hafızalar çok çabuk kayboluyor. Sarıyer’in otobüsü bile yoktu, kulübün otobüsü belediyenin sağa sola vatandaşı taşıdığı bir servis arabası haline gelmişti. Biz geldiğimizde ilk işimiz Sarıyer martılarını o otobüsün üzerine kazımak oldu. O otobüsü belediyeden almak oldu. Ondan sonra biz şuna inandık, bir camiayı harekete geçirebilmek için o camiayı nasıl bir camia olduğunu çalışanlarıyla orda görev yapanlarla hissetmesi lazım. Şunu Kabul ederim, bugün gelsem yine aynısını yaparım. Sarıyer Spor Kulübü uçakla gitti otobüsü karayoluyla gitti , Sarıyer Spor Kulübü hiçbir zaman 2 yıldızlı 3 yıldızlı pansiyonlarda kalmadı. Galatasaray nerede kalıyorsa, Sarıyer’de orada kaldı. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş nerelerde kamp yaptıysa Sarıyer’de orada kamp yaptı. Kemer’de, Bodrum’da Kamp yaptı. Sarıyer Spor birinci ligdeki havasını yaşadı. Tabiki bu bir maliyetti ama bu hava Sarıyer’de maça gelmeyen tribünleri harekete geçirdi. Sarıyer’den umutlarını kesmiş insanların tekrar umutlanmalarına neden oldu.

Namuslu, halsiyetli, şerefli, olayı olduğu gibi anlatmak isteyen bunu bilir. Olayları çarpırtmak isteyenler, olayı karalamak isteyenler, olaya ben bir çamur atayımda sistem kalsın diyenler de Sarıyer’de bir hayli fazla.



SARIYER’E YENİDEN BAŞKAN OLMAYI DÜŞÜNEBİLİRİM

Allah nasip ederse Sarıyer Spor Kulübü’ne başkanlık yapmak şereftir benim için. Eğer ben böyle birşey düşünürsem o zaman bir kere belediye ile gelir düzeylerini arttırıp belediye başkanının ağzına bakmayacaksın. Sarıyer Spor Kulübü’nde başarının artmasının temel felsefesi budur… Gelir getirici unsurlarıyla birlikte ciddi bir kongre konseyinin olmasıdır gerekmektedir.. 5 kişinin işaret ettiği zaman başkan olmayacaksın. Şimdi bütün bunları yapamadığın zaman sen orada bir başkan olarak değil daha ziyade koordinasyonu sağlayan bir abi rolünde geliyorsun. Yıllardır Sarıyer’de etki ve tepki içinde yer alan grup bana dediler ki? Sen niye başkan oluyorsun? Teknik Direktör adayları için “Burada Keçi Mehmet var Sarıyer’in çocuğu” dediler. Aldık getirdik ve 2 ay sonra adamın başka konularda işi bitti Sarıyer’i yarı yolda bırakıp gitti. Bundan sonra Akif Başaran sorununa gittik. Hataları hep başkanlar yapmıyor fakat bunun ceremesini çekiyor, bütün hatalar başkanlarda değil. Yani insanların yaşlısından gencine elini vicdanına koyup bazen düşünmesi lazım. Şunu Kabul ediyorum. Bütün bunlardan benim en büyük hatamın ne olduğunu söyleyeyim. Ben Sarıyer’i iyi tanımıyormuşum, Şimdi olsam ben Sarıyer’de kimi yönetici yapacağımı kimi yapmıcağımı , kimin fikrini kaale alacağımı, kiminkini dikkate bile almayacağımı şimdi çok iyi biliyorum. Geç kaldık ama onu Kabul ediyorum”dedi.

(İbrahim Bozan’ın olay açıklamaları 2. bölümüyle Mayıs sayımızda sizlerle birlikte olacak.)