Sarıyer Yenigün, Sarıyer'in Gerçek Tarafsız Gazetesi - Kuzey Irak’ta Yaşananlar <br/>Kanlı Para Politikasının Ürünüdür
Anne Katili Genç Kıza Müebbet Hapis
Ali Rıza Zaman ile Sarıyer’i Konuştuk
Muhtar Sinan Yüksel: Halkın Sabrı Kalmadı

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Kuzey Irak’ta Yaşananlar
Kanlı Para Politikasının Ürünüdür

Kuzey Irak’ta Yaşananlar <br/>Kanlı Para Politikasının Ürünüdür
Sarıyer’in sevilen kanaat önderlerinden İş Adamı Ali Rıza Zaman gazetemize ülke menfaatlerini ilgilendiren çarpıcı açıklamalarda bulundu.
05.10.2017 / 14:31


Sarıyer’in sevilen kanaat önderlerinden İş Adamı Ali Rıza Zaman gazetemize ülke menfaatlerini ilgilendiren çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Ali Rıza Zaman’ın o çok ses getirecek önemli açıklamaları: 30 Yıldır siyasetin içindeyim. Her zaman ülkemin, milletimin menfaatlerini düşünerek devletin varlığı, bütünlüğü ve devamlılığı esas olmalıdır anlayışını savundum. Ne olursa olsun bizler Türk milleti olarak vatanımız için çalışıp, hangi düşünceye sahipsek, bu fikirlerimizi halk odaklı çalışmalarla süslememiz gerekmektedir.

ÜLKEMİZDE 100 YILDIR DEMOKRASİ PALAVRASI VAR!

Cumhuriyet kurulduğu tarihten bu güne kadar, gerçek manada demokrasi ile yaşadığımızı düşünmüyorum. Demokrasi eğer halkın kendi kendini yönetmesi ise bu güne kadar böyle bir şey olmadı. Nedeni ise devletin içine sinmiş belirli odaklar ve bunların yönlendirdiği adı sistem diye bilinen güçler tarafından ele geçirilmiş olmamızdır.

SİSTEMİN SEÇTİĞİ MİLLETVEKİLLERİ NE ZAMAN SON BULACAK?

Seçim zamanlarında önümüze seçilmesini istedikleri kişilerin isimleri ile geliyorlar. Ve maalesef bizlerde o listedeki isimleri seçiyoruz. Halkın sevdiği ve kendisini temsil etmesini istediği insanları oraya getiremiyoruz. Bu yüzden de bizim ülkemizde demokrasi var demesin kimse. Cumhuriyet’in kurulduğu günden bugüne demokrasi tam manasıyla bizim ülkemize gelmemiştir. Demokrasi maalesef palavradan ibarettir. İnşallah yeni başkanlık sistemi ile bu sorun ortadan kalkacaktır. Ben 30 yıldır başkanlık sistemini destekliyorum. Farklı partilerde ilçe başkanlığı yaptığım dönemlerde de bu görüşteydim. 12 yıldır içinde bulunduğum ve çalıştığım Recep Tayyip Erdoğan ve ekibine de bunu aktarıyorum. Bir insan siyaset yapıyorsa önce ailesi, yaşadığı ilçe, ülkesi ve milleti için çalışması gerek. Ben vatanıma ve milletime hizmet etmekten onur duyuyorum.

CUMHURBAŞKANIMIZ BÜYÜK FEDAKARLIKLAR YAPIYOR

Yapayalnız bir cumhurbaşkanımız var. Recep Tayyip Erdoğan ülkesi, milleti için çok büyük fedakarlıklar yapıyor. Partisi içerisinde ve etrafında sayın cumhurbaşkanımızı yavaşlatacak, yanlış yönlendirmek isteyecek çok insan var. Bu oluşumu kırmak çok zor olacak. Bu nedenle bizlerin çok daha fazla çalışması ve açılan tuzakların farkında olmamız gerekmektedir. Bu topraklar sıradan topraklar değil. Bin yıllık bir geçmişi olan bir ülke olarak topraklarımızda özgürce yaşamalı ve millet olarak sorumluluk almaktan korkmamalıyız. Herkes bu vatan için elini taşın altına sokmalıdır. Hainler hiçbir zaman bitmeyecek, düşmanlar azalmayacaktır. Kötü niyetli topluluklar her zaman olacağı gibi, bizim de bu düşmanlara karşı hazır olmamız şarttır.

KUZEY IRAK’IN KADERİ AMERİKA, RUSYA VE TÜRKİYE’NİN ELİNDEDİR.

Kuzey Irak’ta yeni bir devlet yapılanmasını sağlamak isteyenler kanlarında boğulurlar. Burada yaşatılmak istenen, Sistemin kanlı para politikasının ürünleri ve devamıdır. Arakan’da ve daha bir çok yerde yaşananlar gibi sistem dediğimiz bu kavram, tüm olgusuyla kendini Kuzey Irak’ta da göstermeye başladı. Ancak unutulmasın ki Türkiye artık eski Türkiye değildir. 20 yıl önce ki Türkiye ile kıyaslanmayacak şekilde büyüdük ve güçlendik. Sözünü esirgemeyen ve milletinin gücünü arkasında hisseden bir cumhurbaşkanına sahip olan ülkeyiz. İstihbarat savaşlarının olduğu bir dönemdeyiz ve Türkiye olarak gerek teknolojimiz gerekse ekonomik olarak bu istihbarat savaşlarında gücümüzü fazlasıyla hissettireceğiz. Kuzey Irak’ta oluşacak tabloyu şekillendirecek 3 ülke var. Amerika, Rusya ve Türkiye. Biz ülke olarak hiç biz zaman komşu ülkemizin bölünmesini ve orada başka bir devlet kurulmasını istemeyiz. Devletimiz bu konu hakkında gerekeni yapıyor. Bizde millet olarak devletimizin sonuna kadar arkasında olacağız.

EGEMEN GÜÇLERİN AJANLARI ÖRGÜTLER KURUYOR

Birincisi, diplomasi devam etmeli. İkincisi, Türkiye bu noktada İran’la, Irak’la, Suriye’yle temaslarını çok ciddi şekilde artırmalı. Üçüncüsü, Batı dünyasına burada kurulacak bir devletin, bu coğrafyaya kan ve gözyaşı getireceğini söylemeli. Nasıl ki Irak’takinden, Suriye’dekinden nasiplerini aldılarsa aynı şekilde bu kan ve gözyaşından da etkileneceklerini söylememiz gerekiyor. Kuzey Irak’ta DEAŞ gibi örgütler çıkacak. Çünkü otoritenin olmadığı yerde egemen güçlerin ajanları tarafından çeşitli örgütler kuruluyor. Suriye’deki istikrarsızlaştırma, dünyanın her yerinde canlı bomba olarak dönüyor. Irak’a bu kadar müdahale olmasa PKK bu kadar güçlü olur muydu? Suriye’ye müdahale olmasa YPG, PYD olur muydu?

Öncelikle bölgede Barzani’ye ve halkına bunun yanlış olduğunu iyi izah etmeliyiz. Zaten uçuşlar iptal edildi, hava sahaları kapatılıyor. Petrol boru hatlarıyla ilgili sıkıntılar yaşayacaklar. Çünkü Barzani’nin ülkesinde çoğu insan memurdur, başka bir gelirleri yoktur. Eğer buradaki istikrarsızlık bizim ülkemizi etkilerse askeri müdahale zaten düşünülecektir. Ülke olarak bizim soğuk kanlı olmamız ve dik duruşumuzu hiçbir zaman bozmamamız gerekiyor. Biz devlet olarak, millet olarak üzerimize düşen görevleri doğru ve eksiksiz yerine getirirsek, Kuzey Irak politikasında istediğimizi kesinlikle alırız.